Orta Doğu’daki gerilim küresel borsalarda 14 trilyon dolarlık kayba yol açtı. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların enerji tedarikini tehdit ettiğini belirtiyor.
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve İran’a yönelik saldırıların tetiklediği savaş ortamı, küresel piyasalarda yaklaşık 14 trilyon dolarlık bir değer kaybına yol açtı. Dünya borsalarının toplam değeri 157,5 trilyon dolardan 143,5 trilyon dolara gerilerken, bu durum yatırımcı güvenindeki erozyonu ve savaşın ekonomik etkilerinin geniş alanlara yayıldığını gösterdi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, küresel enerji arzının kalbi olan Orta Doğu’daki gerilimin ekonomik etkilerine dikkat çekti. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların enerji tedarikinde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.
Dünyadaki günlük petrol talebinin yaklaşık yüzde 20’sini taşıyan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri ve aksaklıklar, küresel enerji akışını olumsuz etkiledi. Bu durum, Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar üzerine çıkmasına neden olurken, jet yakıtı gibi diğer petrol ürünlerinde de fiyat baskısını artırdı.
Aslanoğlu, küresel fiyatlamalarda risk priminin devreye girdiğini ancak bunun etkisinin şimdilik daha çok finansal varlıklarda gözlemlendiğini ifade etti. Petrol fiyatlarının savaş bitse bile bir miktar yüksek kalabileceğini belirtti.
Küresel ekonominin damarlarında hissedilen bu sarsıntının bir diğer boyutu ise artan maliyetler oldu. Enerji maliyetleri, yükselen navlun ücretleri ve sigorta giderlerindeki artışlar, tarım başta olmak üzere tüm üretim zincirlerini baskı altına aldı. Bu durum, küresel ekonomide yeni bir maliyet dalgasını tetikleyerek fiyatlama rejiminde yeni kalemleri gündeme getirdi.
Aslanoğlu, dünyanın enerji ve doğal gaz ihtiyacının önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması veya aksaması durumunda, özellikle Güney Kore, Çin, Hindistan ve Japonya gibi enerji ithalatçısı ülkelerin arz tarafında ciddi sorunlar yaşayacağını vurguladı. Bu durumun gıda ve enerji kanalı üzerinden küresel ekonomiye ciddi bir baskı yaratacağını belirtti.
Prof. Dr. Aslanoğlu, petrol fiyatlarının kısa vadede üretici ülkelere fayda sağlayabileceğini ancak uzun vadede yaratacağı talep düşüşünün daha büyük zararlara yol açabileceğini söyledi. Lojistik ve sigorta şirketlerinin kısa vadede avantaj elde edebileceğini ancak riskin gerçekleşmesi durumunda kendilerinin de zorluklarla karşılaşabileceğini ekledi.
Enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda, küresel toparlanmaya rağmen gıda ve emtia fiyatlarının yüksek seyretmeye devam edebileceğini belirten Aslanoğlu, emtia üreticisi ülkelerin daha avantajlı konumda kalabileceğini, ithalatçı ülkelerin ise daha fazla kayıp yaşayabileceğini öngördü.
Kriz ortamında büyük ölçekli şirketlerin risk yönetimi ve likidite avantajları sayesinde daha avantajlı hale geldiğini, küçük işletmelerin ise likidite kesintileri nedeniyle daha fazla zorlandığını sözlerine ekledi.
Hatay Nabız, Hatay ve çevresindeki gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Siyasetten ekonomiye, yaşamdan gündeme kadar geniş içerik yelpazesiyle bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap